Kayıtlar

Yeni bir yila temenniler

 Sigarami ilk defa evin icinde mutfakta yaktim, cocuklar babalarinda ve ben uzun süredir ilk defa evde yalnizim ve bu geceyi kendime ayirmak ve yeni gelecek yila bir hazirlik yapmak istedim. Saat 01.37 ama gene de kahve demledim, elimdeki tüm mumlari yaktim ve aspiratörü de calistirdim. Bir Virginia Wolf degilim ama benim de kendime göre bazi keyiflerim var yazarken. Yegenim geldi Türkiye`den ve beraberinde de sigaralar. Bir süre kafam rahat, cebimde akrep var gibi icmeyecegim sigaralari. Aslinda günlügüme de yazabilirdim ama gercekten kimse okumasin istiyorum, buraslar da artik dutluk tadi verdigine göre kimse okumuyormuscasina icimi dökebilirim. Hayatimin en zor günlerini geciriyorum,delirmenin sinirlarindayim ve kendimden bile kacma noktasina geldim. Yeni yilda ilk isim bir psikolog randevusu ayarlamak olacak cünkü gercekten gücümün kalmadigini görüyorum. Isin aci yani anlatabilecegim de kimsem yok!!! Allaha emanetim ve iyi ki ona iman ve inancim var, yoksa cildirirdim.  Ke...

her gün yeniden baslamak

Resim
  Maalesef paketteki son sigarayi da dün aksam ictim, oysa ki simdi ruh halimi dizginlemek icin yaptigim onca ev isinden sonra kahve ile ne de guzel gidebilirdi. Üc gündür koltuga paralel bir sekildeydim, icimden birsey yapmak da gelmedi ve yapmadim da. Sonunu asla izlemeyi basaramadigim dizileri acip durdum cünkü bir sekilde uyuyakaliyordum, böyle battikca daha da battim sanirim, persembeden beri dusa bile giremedim ki benim en hassas oldugum seydir, onu bile yapamadim. Pazartesiye dus alip kahve icmis sekilde girip sonra da sehre inip Kittelflickereri namindaki dikis grubumuzdaki arkadaslara noel hediyesi alacaktim güya. Onu yapamadim, giristim banyodan evin tüm tozlu noktalarina ve kizimin odasina ki orda ayri bir toz cumhuriyeti ve tebaasi olusmustu, istila etmek zorundaydim, kusura bakmasin. Dün geceki depresif halimden kurtulus yolum aslinda bu kadar basit miydi yahu diye de düsünmedeyim. Ya da depresif halimden silkelendim de harekete gecebildim, tavuk yumurta meselesi gibi....

Boş işlerde bugün

Resim
 Ayşecim, senin için yazıyorum bunu kısa da olsa. Tam telefonumun şarjı bitecekken ve aynı zamanda Candy Crush oynarken aklıma geldi buraya bir not düşmek. En azından başlamış olurum dedim ve hadi bismillah.  Bugünü kendime boş gün ilan ettim, Almanca kursundan sonra Noel hediyesi için alışverişe gittim, sonra başka bir Almanca dersine girdim derken gece oldu bile. Kısa bir gece yürüyüşü ve sonrasında çocuklar uyuduktan sonra boş beleş işlerle beynimi lapalaştırdım ve şimdi uykuya hazırım. Sekiz saat Almanca’dan sonra kesinlikle iyi geliyor bütün bunlar.  İçli pilav en sevdiğim yemeklerden ve kesinlikle aralık ayında pişirmeyi istediğim bir tarif. İnsanlar bu mevsimde tarçınlı zencefilli kurabiyeler düşerken ben pilav kovalıyorum.  Esnemekten gözümü açamıyorum, o yüzden iyi geceler dileyip kısa keseyim bu faslı.  Vesselam   

B

  Bazen bulunmak istemiyorum. Sanırım ayda bir bu ruh haline giriyorum. İnziva isteği de diyebiliriz ya da görünmezlik pelerinine bürünüp etrafa görünmeden yaşamaya devam etmek. Sabaha iyi başlamıştım, neden böyle oldum gene, bilmiyorum. Kendimi sakinleştirmenin bir yolunu bulmalıyım. Her ay bu çözümsüzlüğü yaşamayı göze alamam…Sakin ol ve bir bardak çay iç Fatma… Çay iç ve eski fotoğraflara bak Fatma… Ne göreceksin, ne hissedeceksin bakalım… Özlem... Alışkanlıklar… Sevdiğim bazı işler… Türkçe kitap okumak, saatlerce bir kitaba dalıp zamanı unutmak, bardağımdaki çayın soğuması ve Jelibon’un kucağımda derin bir uykuya dalması. Balkonda ardı ardına sigara içip Candy Crash oynamak… Gerçi özlediğim şey sigara değil de o andaki rahatlığım ve gafilliğim… Bıkana kadar fotoğraf çekmek… Bir yaprağa, minik bir çiçeğe ya da çocuklarımın bir mimiğine odaklanmak ve gene zamanı unutmak… İstediğim anda hareket edebilmek ve deniz kıyısında ya da ormanda olabilmek… Mevsimlerin değişimin...

A

 Yorganın altına girip son ses müzik dinleyip ağlama yaşını çoktan geçtim. Evet, müzik dinleyip içine içine akabilirsin ama kalkıp çocukların için yemek yapmalısın, kalk!  Herşeyi geceye bırakmalı...Tüm kırgınlıkları, iç acıtan meseleleri gecenin kara koynuna yatırmak, bir daha uyandırmamak üzere.... Hasan Cihat Örter dinledim iki saat kadar. Sanki kocaman bir kıta büyüklüğünde acı yüklendim. İçim öyle acıyor ki, öyle üzgünüm ki, ne sebep ne de bahane bulamıyorum kendime. Sadece ağlamak istiyorum. Kabuğuma çekilmek, olabildiğim kadar küçülmek,  kendimi korumaya almak istiyorum. Acıyorum Allahım, tamamen acıyorum....  

Kuyu

Resim
  Yalnızlık tek kişilik ve asla kaybolmuyor, eksilmiyor, o hep orada, içimde. Kimsenin varlığı yalnızlığımı gidermiyor, sadece birazcık şeffaflaşıyor yalnızlığım. Herkes bir yerde kapısını kapatıyor ve ben şaşkın bir suratla bakıyorum kapanan kapıya. Halbuki az önce üzgünüm demiştim, nasıl olduğumu sor istemiştim. İfade edecek kelimelerim ve dilim yok, bunu başka bir dille anlatmak mümkün değil ama nasılsın, ne oldu denilmesi bile yumuşatacaktı beni. Kimse okusun istemiyorum yazdıklarımı. Bir kuyum olsun istiyorum, içine içine bağırayım, ağlayayım, kendi sesimin yankısı teselli etsin beni. Gözyaşlarımla besleyeyeyim onu, yansımamı göreyim onda. Keşke bir çığlık gibi kopabilsem kendimden. Bitse keşke herşey.  

İLK İZLENİMLER 3 (KASIM 2021)

Resim
  Merhaba PC günlük… Önümde iki ekran, birinde "İkinci Bahar"  dizisi ve diğerinde sen… Elimin altında karton bardakta sallama çay. Demleme çay içmeyeli kaç gün oldu biliyor musun. İlginç olan ise eksikliğini fazla hissetmemem. Sanki hep öyleymiş gibi… İçerden göçebe olunca insan, yabancılık çekmiyorum sanırım. İkinci bahar dizisini seyretmemiştim zamanında. Yayınlanmaya başladığında ben üniversite birinci sınıfmışım. O yıllarda ne televizyon ne de radyo ile ilgilenmemiştim. Seyredecek vakit de imkan da yoktu. Şimdi ise somura somura izliyorum. O yılların İstanbul’unu çok seviyorum, dolaştığım sokaklar, bindiğim otobüsler… Öyle özlenesi… Geçen gün yani buraya yazamadığım günlerin birinde pencerenin altındaki duvarda her baktığımda neden ? diye sorguladığım lekeleri sildim. Aslında çok da kalıcı lekeler değillermiş. Süngerle biraz sürtünce hemencecik çıktı. Sonrası ise güzel bir hoşluk… Bana öğrettiği ne oldu dersen birincisi hayatımda çirkinliklere pisliklere yer vermek...

İLK İZLENİMLER 2 (KASIM 2021)

  İkinci günden merhaba. Otel tanıdık, etrafında gezilecek yerleri ve restoranları önceden incelemiştim çünkü bir haftalık rezervasyon yapmıştım buraya. Karantina için ayarlanan otelin burası olduğunu öğrenince kaderden kaçılmayacağını da görmüş olduk. Komik bir denk gelme benim için. İlk anda pisliği anlaşılmayan daha doğrusu Covid sebepli kalacağımız için her yer temizdir diye düşündük. Ama banyo ve tuvaletteki ağır sigara kokusu, duvarlardaki kahve kaynaklı olmasını umduğum lekeler, şiltelerin kılıfındaki kurumuş sümükler ve dahi birçok biyolojik kalıntı huylandırdı beni. Daha oturmadan temizliğe giriştik. İmkânlar elverdiğince temizleyip yerleştik. Ki her gün toz alıp yerleri paspaslıyoruz, ona rağmen içim rahat etmiyor. Yıllardır görmediğim hamamböceklerini bile burada görmüş oldum. Sabah kalktığımda duvardaki bazı kalıntıları sürte sürte temizlememek için kendimi tutuyorum. Şikâyet etme hakkım yok, buna sahip değiliz. Otelde her hangi bir zamanda kalan bir misafir de değiliz....