Kayıtlar

Aralık, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Pazar Yürüyüşü 2

Resim
Aslında bugüne oldukça stresli sinirli başlayıp olanca gerilimimi Mustafa'dan çıkaracaktım ama,çok şükür ki zorla ve geç olsa da ikinci kez yapılmış olmakla klasikleşmeye doğru giden başka bir yazı konusu çıktı ortaya...Sevgili eşim (heyt be,çok özenti olduğumu hissettim burda) beni bir çok konuda desteklemesine rağmen acısını da bir şekilde çıkarır...Misal,dün tübitak projemiz için gün boyu okulda,resmen amele gibi alçı döküp materyal hazırladık,ayakta durmaktan belim tutuldu..Ama akşam sanki ben gezmeden gelmişim gibi çocukların topunu atıverdi üstüme...Zaten Yusuf bey benim tiryakim,ne olursa benim elimden olmalı,en çok kullandığı kelime dut,meyve değil tabi.elimden dut,suya çişe,zıplamaya,sırta almaya,huba huba yaptırmaya illa ki partneri ben olacağım...Aslı mazlumları oynuyor,erken ergenlik modunda,zavallım..Hep bana bağırıyorsun,kızıyorsun,benimle oynamıyorsun,diye yaygara koparmakla kaleyi içten çökertiyor..Dışardan pelte gibiyim,hepten yığılıyorum yani...Uykuya geçmeleri de

Hatıralar sardı dört bir yanımı

Baktıkça mutlu olduğum bir kaç fotoğraf ve kartpostalım  vardı,yeni bir kitaplık alamadığımız için hala kolilerde bekleyen kutulara sıkışmış...Nerden hasıl olduysa, onları görmek isteği düştü içime...Daha yemek yemeden,üzerimdeki okul tozunu atmadan,indirdim koca koca kolileri,tek tek deştim içlerini..Aradıklarımı da buldum,ummadıklarımı,hatta unuttuklarımı da.. Üniversite yıllarında çekilmiş fotoğraflarda,her evimde,kendime tuttuğum köşelerimde,en saf (salak da denebilir) hallerimle yakalanmışım..O zamanki beni ancak idrak edebiliyorum..Yüz hatlarıma varıncaya kadar inceledim desem yalan olmaz...Çünkü o yıllara ait ayna yansıması bile hatırlamıyorum..Belki de aynalarla barışamayanlardandım...Biraz yabancıladım,garipsedim...Her ne kadar bedenen genişleme dışında pek bir değişiklik olmasa da,aklen ruhen metamorfizmaya uğramışım...O zamanki bedenimi görünüşümü yadırgadım doğrusu...Şu zaman makinesi olsaydı da,geriye dönüp boşluklarımı dolduraydım.... Ders çalışırken,kahvaltı yaparke

Denge insanı olabilmek

Elimdekilerle yetinmeyi bilemiyorum galiba..Yoksa nefsim ordan vurmaya kalkışmazdı.Açgözlülükten çok maymun iştahlı yapım sayesinde birden fazla isteğe sahibim..Ya da bir çok şeyin üstesinden gelebileceğimi düşünüyorum..Ve bu durumda o işleri yapabilmek için daha fazla nesneye eşyaya ihtiyacım olduğunu sanıyorum... Bir ara kıyafetlerimi kendim dikmeye kalkışıp dikiş makinesi aldım,üç yılda elimden bir bez çanta ve Aslı'ya uyduruk bir askılı pantolon diktim...Ayıracak zaman ve dikkatim olamadı bir türlü...Ya da ekmeğimi kendim pişireyim demiştim,akmek makinesi aldık,bir sene randımanlı çalışmadan sonra,makine arıza verdi ve şuanda nadiren kullanılan bir ürün oldu evde... İşte,bazı eşyalar oluyor,sanki iş yapma hevesim artacak,yada daha işlevsel olacağım diye benim olsun istiyorum..Uzun süre kahve makinesi için kendimle mücadele halindeyim.Sank almış olsam daha uyanık gecelerim olacak,aygın baygın olmayacağım sabahları... Yani bu aralar hep böyle...manton eskidi,yenisini al...B
Resim
bu yazıyı en uzun gecesini geçirdiğim 21 Aralık'ta,kütüphanede hem de f klavye ile yazmaya çalışıyorum...Bu yüzden çok kısa olacak,belirteyim....Daha önceden hazırlanmış fotoları ekleyip kaçacağım...Bugün ses dinlendirme günüm...Yormayayım kendimi...                                                                                                  Gün ortasına bu çayla başladık... Bu bitkinin adını öğrenemedim...İlginç bir tadı vardı...Menengiçi andırıyordu...                                          Her yer alıç ağaçlarıyla doluydu....Bol bol yedik,,,,                                          Yangından mal kaçırırcasına yendi alıçlar...Yusuf çekirdeklerini bile yedi... Bu da ilginçti,armut ağacının dal eklenme yerlerinde oluşmuş asalak bir bitkiydi...Dile yapışan tatlı bir yapısı vardı...                                                     Görüntüsü ise mükemmeldi...