26 Temmuz 2018 Perşembe

Kendime Ait Bir Oda



Olmalıymış ya her kadının…Oda var olmasına var da benden başka hersey de var o odada. Evin diğer bölümlerinde fazlalık duran tüm eşyaların yeri burası. Bugüne kadar da darmadağın halde duruyorlardı, içeri girmek büyük riskti benim için. Yapılacaklar listesinin sonlarına eklemiştim, içimden de gelmiyordu düzenlemek. Ama bugün nasıl olduysa daldım odaya, dağ gibi biriken yığınları kutuları alaşağı ettim. Birkaç koli atılacak çıktı, bir kısım eşyalar da çöpten önceki son durak olan bodruma gönderildi. Geri kalanları da ayağıma dolaşmayacak şekilde yığdım. Eskiden annemin yüklük üzerine örttüğü gibi beyaz bir çarşafı da düzgün yığıntılara örttüm. Gerçi annem görse hiç beğenmez ama şimdilik gözümü yormuyor. Mutfakta duran küçük masayı gene buraya taşıdım, tabure de aldım önüne. Balkonda bir türlü gelişmeyen iki saksıyı da camın önüne koydum, bir umut belki yeni yerlerini severler de büyürler. Çocuk odasından da pembeli halıyı yere serdim. Tam da buranın ruhuna uydu her şey. Ordan buradan işte.

Sırf yapılacak işlerden yıldığımdan evi değiştirmeyi bile düşündüm bir hafta. Sonra da amaaan, taşınırken de aynı işleri yapmayacak mıyım, şimdi yapayım daha kolay diyerek taşınmaktan da vazgeçtim. Artık yavaş yavaş listede ilerlemem gerekecek.

Bu haftasonu için çadır ile konaklamak gibi bir planımız var Erdek’te. İnşallah sorunsuz ve güzel geçer de daha uzun kamplara hevesimiz kalır. Bu aralar evden dışarı çıkasım bile yok o da ayrı mesele ama yola çıkacağımız insanları yarıda bırakmamak adına gideceğiz.

Şimdilik bu kadar diyelim, malum gündüz pek yazmayı sevmiyorum…Vesselam.

Hiç yorum yok:

Tek

Telefonumu iki üç kişiden başka arayan olduğunda, çocuklar dışında kapının çaldığını duyduğumda tedirgin oluyorum. Kalbim kapalı bu aralar v...