bir haftadır planlarını kurup bozmakla uğraştığım şeb-i arus gösterisi için ayarladım salı günümü...ama yağan yamurlar planımın üstünde bir plan daha olduğunu hatırlattı bana..vazgeçtim..çünkü aslıyı da götürmek istiyordum Üsküdar'a..Hem Kız Kulesi'ni çok seviyor,hem de denizi...bir de semazenleri görse mest olur diye düşünnüştüm...hatta sabah ona evde kalmasını teklif ettim,aldırış etmedi,okuluma gidicem dedi..ben de tek kaldım böylece...2 yıldır görüşemediğim arkadaşımı aradım geliyorum dedim..acıbadem e ancak 1.5 saatte vardıktan sonra dost muhabbetine vasıl oldum...ben oraya gelirken hala yağıyordu yağmur...akşama gitme ihtimalim sıfırlanmıştı..ama saat 3 ten sonra hava açıldı,ılıdı,pişman oldum aslıyı ikna edemediğime...tek başıma inerim deyip rotayı üsküdara kırdım.. akşam namazını kıldım,ezanla birlikte camii bahçesindeki ağaçlar ve üzerinde yaprak misali üşüşen kuşlar film sahnesi gibiydi...onları çekeyim derken bayağı bi uğur aldım pislemelerinden..ağaçlarda ...
Ayşecim, senin için yazıyorum bunu kısa da olsa. Tam telefonumun şarjı bitecekken ve aynı zamanda Candy Crush oynarken aklıma geldi buraya bir not düşmek. En azından başlamış olurum dedim ve hadi bismillah. Bugünü kendime boş gün ilan ettim, Almanca kursundan sonra Noel hediyesi için alışverişe gittim, sonra başka bir Almanca dersine girdim derken gece oldu bile. Kısa bir gece yürüyüşü ve sonrasında çocuklar uyuduktan sonra boş beleş işlerle beynimi lapalaştırdım ve şimdi uykuya hazırım. Sekiz saat Almanca’dan sonra kesinlikle iyi geliyor bütün bunlar. İçli pilav en sevdiğim yemeklerden ve kesinlikle aralık ayında pişirmeyi istediğim bir tarif. İnsanlar bu mevsimde tarçınlı zencefilli kurabiyeler düşerken ben pilav kovalıyorum. Esnemekten gözümü açamıyorum, o yüzden iyi geceler dileyip kısa keseyim bu faslı. Vesselam
artık annem kendi sayfasına dönüş yaptı,eksikleri olsa da insanın evi gibisi yok değil mi..zaten iki kişiye de bir sayfa dar geliyordu...artık bol bol foto yükleyip haberlerimi burdan vericem.annem de artık kendi sayfasına yazı mı yazar,resi mi çizer,bilemicem... sayfamdan da görülebileceği üzere 4.ayımı devirdim annem de bi devrim yapıp beni yemeklere boğdu,adına katı gıda deniyo ama ne katısı,hepsi sıvık....akıp gidiyo boğazımdan aşağıya...tabi bazen o akışı tersine de çevirebiliyorum,hele de yeni bir kıyafet giymişse... havalar daha yeni yeni soğudu,ben de astronot deniyormuş,o zımbırtıyı giyip öylece geziyorum...(ben etrafı seyredip pozlar verirken annem de kilolarına katkıda bulunan künefeleri lüpletiyor...neyseki hafif bi diyete başladı da kesti...) düşünsenize...dışarı gezmemiz hep aynı düzende...evden çıkıp malum güres caddesi (kendisi siirtin çakma istiklali-aynı zamanda tek caddesi gibi),(adapazarında da çark caddesi var)ne ulaşıyoruz,diyarbakır kadayıfçısında oturuyoruz,soh...
Yorumlar